04 Kasım 2020, 11:08 tarihinde eklendi

      BİTKİ HORMONLARI ÜRETİMİ

       BİTKİ HORMONLARI ÜRETİMİ

                                                                          BİTKİ HORMONLARI ÜRETİMİ

Kök bakterilerinin bitki gelişimini uyarmadaki direkt etkilerinden biri de bitki hormonlarıyla olanıdır. Bitki hormonları arasında IAA ve etilen bu açıdan ön plana çıkmaktadır.

a.Indol asetik asit: Indol-3-asetik asit (IAA) fermantasyon ortamında 1885 yılında Salkowski tarafından bulunmuştur (Anonymous, 2003a). Günümüze kadar da IAA üzerinde birçok araştırma yapılmıştır. Bu araştırmalardan elde edilen sonuçlara göre IAA bitkilerde hücre uzamasının teşvik edilmesi, kambiyum hücrelerinin bölünmesi, floem ve ksilemin farklılaşması, bitkinin apikal gelişmesi, yaprak yaşlanmasını geciktirme, bitkilerde meyve tutumu ve gelişmesi, meyve olgunlaşmasının geciktirilmesi, çiçek gelişiminin artırılması, yüksek konsatrasyonlarda etilen üretiminin teşviki gibi fizyolojik olaylarda rol oynamaktadır (Anonymous, 2003a).

IAA bitkilerinin sürgün ve kök uçlarını etkiler. Sürgünde konsantrasyonuna bağlı olmaksızın sürgün gelişmesini artırır. Bu bölgede yüksek konsatrasyonlar gelişmeyi daha da artırır. Kökte ise yüksek konsatrasyonlar kök gelişmesini engeller. Düşük konsatrasyonlar ise gelişmeyi teşvik eder.

Rhizosferden izole edilen kök bakterilerinin % 80’ninin bitki gelişmesini düzenleyen IAA ürettikleri tahmin edilmektedir. Bu bakterilerin arasında Agrobacterium tumefaciens, Agrobacterium rhizogenes, Erwinia herbicola ve Pseudomonas syringae  gibi patojenlerin yanında Azotobacter, Pseudomonas, Azospirillum, Rhizobium, Bacillus ve Enterobacter gibi bitki gelişimini uyaran bakterilerin bulunduğu genuslar yer almaktadır (Patten ve Glick, 2000).

Yapılan bir çalışmada IAA üreten Pseudomonas putida GR 12-2 ve Enterobacter cloacae CAL3 ile kanola ve domates bitkilerinin inokulasyonu sonucu fide köklerinin gelişimi önemli ölçüde artırmıştır (Patten ve Glick, 2000).

b.Etilen: Etilen eski Mısır’da incirlerin olgunlaşması amacıyla gaz olarak, eski Çin’de şeftalilerin olgunlaşması amacıyla kapalı odada tütsü şeklinde yakılarak kullanılmıştır. Etilen bütün yüksek bitkiler tarafından üretilebilmektedir. Etilen tohum çimlenmesi, dokuların farklılaşması, kök ve sürgün oluşması, kök uzaması, yan tomurcukların gelişmesi, ilk çiçeklenme, antosiyan sentezi, çiçek açması ve yaşlanması, meyve olgunlaşması, meyvelerde aroma oluşumundan sorumlu uçucu organik bileşiklerin üretimi, depo edilen ürünlerin hidrolizi , yaprak ve meyve dökümü, biyotik ve abiyotik stres koşullarına karşı bitkilerin yanıtı gibi fizyolojik olaylarda etkilidir (Anonymous, 2003b). Bazı olaylarda etilenin varlığı konsantrasyona bağlı olarak, uyarıcı iken bazı olaylarda engelleyicidir (Glick, 2000; Petruzzelli ve ark., 2000). Bitkiler tarafından etilen sentezi aşamasında ACC (1 amino-cyclopropone-1-carboxylic acid) önemli rol oynar. ACC bitkilerde etilen varlığının direkt belirleyicisidir (Wang ve ark., 2000).

Etilen birçok bitkinin tohumlarının çimlenmesinde gereklidir. Tohum çimlenmesinde ve fidelerin gelişmesi sırasında etilenin üretim oranı artmaktadır. Etilenin düşük seviyelerde kök oluşumu ve büyümesi artmakta ve kök uzaması uyarılmaktadır. Hızla büyüyen kökler tarafından üretilen yüksek seviyelerdeki etilen ise kök uzamasını engellemektedir (Penrose ve Glick, 200; Pal ve ark., 2000). Ayrıca bitki köklerine mikroorganizmaların saldırması sonucu bitkide etilen sentezi artar. Bu etilen sentezinin artışı kök gelişmesini önlemektedir.

ACC deaminase enzimi etilen sentezinde önemli aşamalardan biri olan ACC oluşumunu engeller. Birçok bitki gelişimini uyaran kök bakterileri ACC deaminase aktivitesi göstermektedir. Bitki gelişimini uyaran kök bakterileri tarafından üretilen ACC deaminase yardımıyla etilen seviyesinin düşürülmesiyle bitkilerin kök uzunluğu artmaktadır.

Yapılan bir çalışmada bitki gelişimini uyaran kök bakterilerinden olan ve ACC deaminase aktivitesi gösteren Enterobacter cloacae CAL3 ve Pseudomas putida PRKACC ile kanola tohumlarına uygulama yapılmıştır. Uygulamadan sonra 4-5 günlük kanola fidelerinin kök uzunlukları ölçüldüğünde bu bakterilerin uygulandığı fidelerdeki kök uzunluğu kontrole göre sıralasıyla % 20.4 ve % 73.8 oranında daha uzun olduğu tespit edilmiştir. Uygulama yapılan 4-5 günlük kanola fidelerindeki ACC içeriği ölçüldüğünde ise ACC içeriğinin kontrole göre bitki gelişimini uyaran kök bakterilerinde sırasıyla % 31.9 ve % 19.2 oranında daha az olduğu tespit edilmiştir (Penrose ve Glick, 2000).

BİR CEVAP YAZ

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Doldurulması zorunlu alanlar işaretlendi *