25 Ekim 2020, 10:30 tarihinde eklendi

TURUNÇGİL BAHÇELERİNE YABANCI OT MÜCADELESİ

TURUNÇGİL BAHÇELERİNE YABANCI OT MÜCADELESİ

T.C.

IĞDIR ÜNİVERSİTESİ

FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ

 

TURUNÇGİL BAHÇELERİNDE YABANCI OT MÜCADELESİ

WEED MANAGEMENT İN CİTRUS

Ramazan TAŞKIN

YÜKSEK LİSANS SEMİNERİ

FEN BİLİMLERİ ANA BİLİM DALI

 

Danışman:

Dr. Öğr. Üyesi Ramazan GÜRBÜZ

 

IĞDIR-2020

 

 

 

 

İÇİNDEKİLER

Sayfa No

1. GİRİŞ ……………........................................................................................                                                                                                                                                                                                

 1

2. YABANCI OTLARIN GENEL ÖZELLİKLERİ………………………..

 2

2.1. Yabancı Otların Zararları…………………………………….......................

 4

3.TURUNÇGİL BAHÇELERİNDE GÖRÜLEN ÖNEMLİ YABANCI OT TÜRLERİ………………………………………………………………………

 4

3.1. Cynodon dactylon L…...………………………………................................

 4

3.2. Concolvulus arvensis L…………………………………………………….

 5

3.3.Sorghum halepense (L.) Pers………………………………………………..

 6

3.4.Echinochloa colonum (L.) Link …………………………………………….

 7

3.5. Xanthium strumarium L. …………………………………………………

 7

3.6.Setaria verticillata (L.) P.B………………………………………………..

 8

3.7.Amaranthus retroflexus L. …………………………………………………

 9

3.8. Cyperus rotundus L. ………………………………………………………

10

3.9.Portulaca oleraceae L. ……………………………………………………

10

3.10.Echinochola crus-galli  L. ……………………………………………….

11

3.11.Galium aparine L. ……………………………………………………….

12

3.12. Lamium moschotum L…………………………………………………..

13

3.13.Mercurialis annua  L. …………………………………………………..

14

3.14. Solanum nigrum L………………………………………………………

14

3.15. Urtica dioica L………………………………………………………….

15

3.16. Stellaria media L. ……………………………………………………..

16

3.17. Sonchus olerac.eus L………………………………………………….

16

3.18. Sinapis alba L. ………………………………………………………..

17

3.19.Silybum marianum L. ………………………………………………….

18

3.20.Malva sylvestris L. ……………………………………………………

18

3.21.Euphorbia helioscopia L. ……………………………………………..

19

3.22. Avena sterilis L. ………………………………………………………

20

4.YABANCI OTLARLA MÜCADELE YÖNTEMLERİ ………………

21

4.1.Bulaşmanın Önlenmesi ………………………………………………….

21

4.2.Kültürel Önlemler ………………………………………………………….

22

4.3. Mekanik Mücadele ………………………………………………………..

23

4.4. Fiziksel Mücadele …………………………………………………………

24

4.5. Biyolojik Mücadele ………………………………………………………

25

4.6. Kimyasal Mücadele………………………………………………………

26

4.6.1.Dikimden Önceki Yabancı Ot Mücadelesi ……………………………..

27

4.6.2.Dikim Sonrası Yabancı Ot Mücadelesi ………………………………..

28

4.6.2.1.Yeni Kurulan Bahçelerdeki Yabancı Ot Mücadelesi ………………..

28

4.6.2.2.Olgun Bahçelerdeki Yabancı Ot Mücadelesi…………………………

28

5.SONUÇ …………………………………………………………………….

28

6.KAYNAKÇA ……………………………………………………………...

30

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

ÇİZELGELER DİZİNİ

Sayfa No

Çizelge 1.

Turunçgillerin Sınıflandırması…………................................................

  2

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

4

 

1.GİRİŞ

Turunçgiller, Akdeniz Bölgesi'nin en önemli ihraç ürünlerinden biridir. Akdeniz ikliminin yanı sıra, Suptropik ve Tropik iklimlerde de yetişebilen turunçgillerin, yetiştirildikleri iklimler farklılaştıkça, asit, meyve suyu miktarı, şeker, kabuk rengi gibi özellikleri de farklılaşmaktadır. Bu bağlamda Akdeniz iklimi baz alındığı zaman, verimin ve kabuk renginin iyi, meyve suyu miktarı ve şekerin orta-düşük, asit miktarının ise yüksek olduğu söylenebilir. Herdem yeşil bir bitki olan turunçgillerin kökeninin Güney Asya olduğu tahmin edilmektedir. 

 

 

 

Turunçgillerin taksonomik sınıflandırılmaları farklı yönlerden bakan farklı bilim adamları tarafından değişik şekillerde yapılmıştır. Buna göre, en çok kullanılan sınıflandırmalarından biri Çizelge 1'de görüldüğü gibidir.

 

Çizelge 1. Turunçgillerin Sınıflandırması

Alem

Plantae

Bölüm

Spermatophyta

Sınıf

Dicotyledonea

Takım

Geraniales

Familya

Rutaceae

Cins

Citrus

Önemli Türler:

 

Tatlı Portakal 

​Citrus sinensis

Mandarin

Citrus reticulata

Limon

Citrus limon

Greyfurt

Citrus paradisi

Turunç

Citrus aurantium

 

Turunçgillerin yetiştiği optimum hava sıcaklığı 25-30  °Colup, o sıcaklığın -7  °C'nin altına düşmesi don zararına, 38-50  °C olması ise meyve dökümüne neden olabilir. Buna karşın ağaçların yaşları, alışkanlıkları ve sıcaklığın aniden mi yoksa yavaş yavaş mı değiştiği de önemlidir. Yüzeysel bir kök sistemine sahip olan turunçgillerin kökleri genellikle ilk 60-70 cm'de yoğunlaşırlar. Bu nedenle, turunçgiller gevşek yapılı, verimli, iyi drenajlı ve orta derinlikte topraklarda daha iyi yetişirler.

Turunçgil bahçelerinde, diğer kültür bitkilerinde olduğu gibi verimi düşüren ve yetiştiriciliği zorlaştıran en önemli faktörlerden birisi yabancı otlardır.

 

2. YABANCI OTLARIN GENEL ÖZELLİKLERİ

Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin başta gelen ihraç ürünlerinden biri olan turunçgillerde, verimi düşüren en önemli faktörlerden birisi yabancı otlardır. Yabancı otlar, insanoğlunun istemediği yerde yetişen, zararı yararından fazla olan bitkilerdir. Küçük işletmeler iş gücü için harcadıkları zamanın % 40'ını yabancı ot savaşı için harcamaktadırlar. Mücadeleleri için harcanan zamanın yanında yabancı otlar, hastalık ve zararlı etmenlerin verdikleri ekonomik zararın toplamına yakın bir zarar vermektedirler. Yabancı otlarla mücadelede sadece herbisitlerin kullanılması; önerilmeyen, arzu edilmeyen bir metotdur. Buna karşın, herbisitlerin diğer yöntemler ile kombineli olarak kullanılmaları hem ekonomik, hem sosyal ve hem de çevre için kullanılabilir bir özelliktir (FAO, 1994). 

 

Yabancı otların bazıları, yukarıda bahsedilen zararların yanında, besin veya tıbbi amaçlı olarak da kullanılabilmektedirler. Besin olarak kullanılan yabancı otlara örnek semiz otu (Portulaca oleraceae L.) verilebilir. Bunun yanında nadasa bırakılan arazilerde yetişen yabancı otlar toprak erozyonunu önlemenin yanında, bitki besin elementlerinin toprağa geri dönmelerini de sağlayabilmektedirler. Buna karşın aynı bitkiler, üretim yapılan arazilerde yetiştikleri zaman yabancı ot olarak isimlendirilirler. Gelişen ülkelerdeki yabancı otların tarım arazilerine verdiği zarar toplam 125 milyon ton ürün kaybına neden olmaktadır ki; bu ürünler 250 milyon insan için besin kaynağı oluşturmaktadır (FAO, 1994).

 

 

2.1. Yabancı Otların Zararları

» Yabancı otlar, kültür bitkilerinin ışık almasına engel olur.
» Kültür bitkilerinin su ve besinine ortak olurlar.
» Gölge etkisiyle toprak sıcaklığını düşürürler.
» İnsanlara, hayvanlara ve hayvansal ürünlere zarar verirler. İnsanların zehirlenmesine hayvan yemlerinin besin değerlerinin düşmesine ve üretimde kullanılan tohumlara karışarak üretim materyalinin bozulmasına neden olurlar.

» Tarımsal ürünlerin besin değerini düşürürler.
» Hastalık ve zararlılara yataklık yaparlar.
» Bina ve tesislere zarar verirler.
» Kuruyarak yangın tehlikesi oluştururlar.
» Su yabancı otları, sulara değişik şekillerde zarar verirler. Salgıları ile hem suyun kalitesini bozarlar hem de iletim demetlerini tıkayarak bitkinin su alımını engeller ve su kayıplarına neden olurlar (Anonim, 2020).

 

3.TURUNÇGİL BAHÇELERİNDE GÖRÜLEN ÖNEMLİ YABANCI OT TÜRLERİ

 

3.1. Cynodon dactylon L.

Familyası : Poaceae (Gramineae)    

Türkçe Adı : Köpekdişi Ayrığı

Yeraltında uzayan kökleri, toprak üstünde yumak oluşturma özelliği olan ve 8-30 cm boylanabilen çok yıllık bir bitkidir. Rizom, stolon ve nadiren tohumla çoğalır. Çiçekleri 3-6 adet ve dikenlidir. Mart-kasım ayları arasında çiçeklenir. Çorak arazi, yol kenarları ve bahçelerde bulunur. Tropik Afrika bitkisi olup, ılık bölgelerde yetişir (Viney, 1994).

 

3.2. Concolvulus arvensis L.

Familyası : Convolvulaceae

Türkçe Adı : Tarla sarmaşığı 

Morfolojisi: Çok yıllık bir bitki olup, 20 – 100 cm arasında boylanabilmektedir. Gövde üzerindeki yapraklar ok başlı veya tabanda zıpkınsı, bölmelidir. Dıştaki sepal yapraklar ters yumurta biçimli, kör uçlu, veya belirsiz sivri uçludur. Taç yapraklar ise 15 – 25 mm uzunluğundadır. Bitkinin sapı, tüysüz, yatık, sarılıcı ve altı köşelidir. Çok derinlere kadar kök ve toprak altı gövdesi oluşturabilen bitkinin yaprakları çok farklı şekilde parçalı olup, dar – geniş ok ucu şeklinde, 20 mm saplıdırlar. Taç yaprakları beyaz, pembe, mor veya sarı renklidir. Bu çiçekler huni şeklinde yaprak koltuklarından çıkmışlardır. Bir bitki yaklaşık 500 adet tohum oluşturabilmektedir (Davis, 1978).

 

 

3.3.Sorghum halepense (L.) Pers.  

Familyası :  Poaceae (Gramineae)

Türkçe ismi: (Kanyaş, Geliç)

Morfolojisi :  Bitki çok yıllık olup boyu 200 cm’ye kadar ulaşabilir, rhizom ve tohumla çoğalır. Tohumlarında dormansivardır. Sap dik, tüysüz, boğumlar bazen çok kısa tüylüdür. Bol kardeş ve rizomlardan yeni bitki oluşturur. Yaprak ayası tüysüz, orta damar açık renkli, yaprak ayası kenarı çok ince dişli bu nedenle kesicidir, üst kısım şeftalide olduğu gibi çok ince tüylümsüdür. Yakacık yaklaşık 5 mm uzunluğunda açık yeşil renklidir, kulakçıklar yoktur. Başak bileşik salkım şeklinde, 15-20 cm uzunluğunda, kırmızımsı tüyleri vardır. Başakçıklar kısa saplı ve kısa kılçıklıdır (Yazlık, 2015).

                              

 

3.4.Echinochloa colonum (L.) Link 

Familyası: Poaceae (Gramineae)

Türkçe Adı : Benekli darıcan

Morfoloji: Bitki tek yıllık olup, sap 20-60 cm boyundadır. Bol dallı ve yarı yatık görünümlüdür. Yaprak ayası 3-6 mm genişliğinde, orta damar belirgin, yaprak kını kapalı değil ve tüysüzdür. Yakacık ve kulakçık yoktur. Genç yapraklar kendi ekseninde kıvrımlıdır. Başak 5-15 cm, başakçıklar yaklaşık 3 mm boyundadır. Çok, çok kısa kılçığı vardır, bunun sayesinde E.crus-galli’den ayrılır, ayrıca tohumu daha büyüktür. Ayrıca genç bitkinin üzeri kırmızı beneklidir (Anonim, 2018a).

 

3.5. Xanthium strumarium L. 

Familyası : Asteraceae

Türkçe Adı : Domuz pıtrağı

Morfolojisi: Tek yıllık, 15-18 cm boyunda, sap çok dallı ve tüylüdür. Yapraklar kalp-üçgen şeklinde, rasgele parçalı ya da dişli, her iki yüzü de kısa tüylüdür. Bu cinse giren türlerde olduğu gibi bitkinin uç kısımlarında yuvarlak görünümlü erkek çiçekler ve yaprak koltuklarındaki bir veya daha fazla sayıda iki çiçekli dişi çiçek tablası bulunur. Meyve elips şeklinde olup, çengel şeklinde dikenleri vardır. Bitki, su kenarlarında, tarla kültürlerinde, ağır nemli ve bitki besin maddesince zengin topraklarda sıkça rastlanır ve ayrıca da tuza dayanıklı bir bitkidir (Uygur ve ark., 1986).

 

3.6.Setaria verticillata (L.) P.B.

Familyası : Poaceae

Türkçe Adı : Yapışkan ot 

Morfolojisi: Tek yıllık bir bitki olup, boyu 70 cm’ ye kadar ulaşabilir. Sap dik görünüşlü, orta boğumlardan kardeşlenmiştir. Yaprak ayası çok az yünlü, orta damar beyaz – açık yeşil renkte, yakacık küçük ve ince küçük tüylüdür, kulakçık yoktur. Başakçıklar küçük, yeşil-kırmızı tüylü, tek çiçekli, her başakçık sapında tek başakçık vardır. Bitki besin maddesince zengin, kurak- nemli, kumlu-tınlı toprakları sever. Başak oluşmadan Seteria viridis’ten ayırmak güçtür (Uygur ve ark., 1986).

 

 

3.7.Amaranthus retroflexus L. 

Familyası: Amaranthaceae

Türkçe Adı: Kırmızı köklü tilki kuyruğu

Morfolojisi: Tek yıllık, 20-100 cm arasında boylanabilen bir bitkidir. Bitki sapı, açık yeşil veya az çok kırmızımsı olup, az veya çok tüylü, dik ve dallı görünümlüdür. Yapraklar, uzun damarlı, yumurta şeklinde sivri, gri-yeşil renktedir. Çiçek kümesindeki çiçekler, oldukça sık ve küme şeklindedir. Meyve, elips şeklinde, yanlardan basık, birazcık çiçek örtüsü segmentinden daha kısadır. Tohumlar, mercimek şeklinde, siyah ve parlaktır. Bitki, sıcak bölgelerde sık, soğuk bölgelerde sadece lokal olarak görülmekle birlikte kolayca değişik iklimlere adapte olabilir. Genellikle, bitki besin maddelerince zengin, bazen kurak, ancak hiçbir zaman aşırı ıslak olmayan tava çabuk gelen topraklarda sıkça görülen bitki, özellikle sıcaktan hoşlanır ve subtropik bölgelerde yaygındır (Uygur ve ark., 1986).

 

 

 

 

3.8. Cyperus rotundus L. 

Familyası : Cyperaceae

Türkçe Adı : Topalak

Morfolojisi: Çok yıllık (devamlı) bir bitki olup, yumru şeklinde toprak altı gövdesi oluşturur. Yapraklar, ince, uzun, saptan daha kısa olup, 2-5 mm genişliğindedir. Başak, şemsiye şeklinde olup, 3- 12 adet başakçığı vardır. Başağın hemen altındaki yapraklar 3-6 (30) cm boyunda olup, başakçık ince uzun, kırmızı kahverengindedir. Başakçık 10-40 adet çiçek içerip, kavuzlarının üzeri yeşil omurgalıdır. Meyve üç köşeli, kahverenginde, kabuklu, 1,5 mm boyundadır . Bitki, çok farklı topraklarda adapte olmuş, özellikle nemli toprakları sevse de, kuru topraklarda da yetişir. Bitki, su kenarların da, sulu arazilerde görülüp, sıcaklığı sever, yeryüzünün ılıman bölgelerinde sıkça rastlanır (Uygur ve ark., 1986). 

 

3.9.Portulaca oleraceae L.

Familyası : Portulacaceae

Türkçe Adı: Semiz otu, Soğukluk

Morfolojisi: Bitki tek yıllık olup, en tipik özelliği yapraklarının etli, kaygan ve parlak oluşudur. Sap yatık veya yarı yatık görünümlü, 15-30 cm boyunda, alt kısımdan dallanmış ve dallar bazen kırmızımsı olup, boyu 40 mm’ye kadar olabilir. Çiçekler çok küçük, sarı tek tek veya 2-3’lü bir aradadırlar. Tohumlar, yuvarlak, siyah, parlak 0,5-1 mm büyüklüğündedir (Uygur ve ark.,1986).

 

3.10.Echinochola crus-galli L.

Familyası : Poaceae

Türkçe Adı: Darıcan

Morfolojisi: Tek yıllık otsu bir bitki olup 30-100 (150) cm'ye kadar boylanabilir. Sapı güçlü, boğumları tüylü ve yer yer kırmızımsı renktedir. Yapraklar 10-40 cm uzunluk ve 10-20 mm genişlikte, yaprak ayası tüysüz, orta damar kalın ve beyaz renkli, kenarları genellikle dalgalıdır. Yaprak kını neredeyse kapalı olup yakacık ve kulakçıklar yoktur. Başak 10-20 (40) cm uzunlukta, genellikle 10-13 başakçıktan oluşur. Tek çiçek 2-3 mm boydadır. Temmuz-ekim ayları arasında çiçek açar. Bir bitki 200- 1000 tohum oluşturabilir. Fakat ortalama olarak 400 tohum verir. Üremesi tohumladır. Besin maddesince zengin toprakların göstergesidir. Tınlı, kumlu-tınlı ve killi toprakları, ayrıca sıcağı sever. Ilıman subtropik ve tropik bölgelere yayılmıştır. Sulanan kültürlerde çok görülür. Çeltik, çapa bitkileri, meyve ve sebze bahçeleri ve yol kenarlarında bulunur (Viney, 1994).

 

3.11.Galium aparine L.

Familyası : Rubiaceae

Türkçe Adı: Yapışkan otu, Dil kanatan 

Morfolojisi: Yerde yayılan veya sürünen, yıllık, boyu 1 m'ye kadar büyüyebilen gövdeye sahip bir bitkidir. Yapraklar mızrak şeklinde ve ortadan aşağıya daha geniştir. Çanak yaprakları tüp şeklinde, taç yaprakları beyazımsı ve küçüktür. Meyvenin üzeri çengel tüylerle kaplıdır. Mart-temmuz ayları arasında çiçeklenir. Tarlalarda, çorak arazilerde, taşlık tepe yamaçlarında ve çakıllı deniz sahillerinde bulunur. Bitki kaynatılmış olarak yenebilmekte ve yara, ülser tedavisinde kullanılabilmektedir (Viney, 1994).

3.12. Lamium moschotum L.

Familyası : Lamiaceae

Türkçe Adı: Ballıbaba

Morfolojisi: Dikey, toplu halde büyüyen, tüysüz, etli bir gövdeye sahip, 60 cm boyunda tek yıllık bir bitkidir. Yapraklar yürek şeklinde ve uçları tırtıllı, yaprak sapları 7 cm uzunluğunda, uçları kıvrıktır. Çanak yaprakları geniş ağızlı, 4 mm uzunluğundadır. Beyaz, kısa tüplü, üst dudak 2 cm uzunluğunda, üzeri kapalı, alt dudak üçgen şeklindedir. Çiçeklenme dönemi ilkbahardır. Tarla kenarlarında, su yataklarında, kireçli tarlalarda bulunur. Doğu Akdeniz'de ve Yunanistan'dan Filistin'e kadar olan bölgede yetişir (Viney, 1994)

 

 

 

 

 

3.13.Mercurialis annua  L.

Familyası : Euphorbiaceae

Türkçe Adı: Yer fesleğeni

Morfolojisi: Tek yıllık ve dik büyüyerek yaklaşık 50 cm'ye ulaşabilen bir bitki olan Mercurialis annua L. tüysüz olabileceği gibi tüylü de olabilir. Bu türün dalları, düğümler (nodlar) üzerinden çıkan ve düğüm bölgesinde kalınlaşan bir yapıya sahiptirler. Yaprakları dar, yumurtamsı ve muntazam bir dizilime sahip olan dişler gibi bir yapıdadır ve yaklaşık 4 cm'yi bulan yaprak sapları vardır. Çiçekleri çok küçük ve yeşilimsi sarı bir rengi olan bu türün stamenleri dimdik büyüyen, sivri bir ucu olan ve yaklaşık 8 cm olabilirken, dişi organları kısa saplara sahip, tek başlarına olabilecekleri gibi eksen içerisinde 2-4 tane de olan bir türdür. Ekim-nisan ayları arasında çiçeklenir. Yol kenarlarında yaygın olan bu tür meyve bahçelerinde ve atıl bölgelerde bulunabileceği gibi yüksek rakıma sahip yerlerdeki kaya yarıklarında da olabilir. Dağılım gösterdiği coğrafik bölgelerin Avrupa, Güney Batı Asya, Kuzey Afrika ve Atlantik Adaları ve bunların yanında Kuzey Amerika'daki iklim koşulları olduğu söylenebilir (Viney, 1994).

 

3.14. Solanum nigrum L.

Familyası : Euphorbiaceae

Türkçe Adı: Köpek Üzümü

Morfolojisi: Çok dallı, zar zor dik durabilen, boyu 1m'ye varan yıllık veya çok yıllık bir bitkidir. Gövdeler yumuşak, bordo renkte, koyu yeşil oval şeklindedir. Yaprak kenarları dalgalı veya parçalıdır. Çiçekler, şemsiye şeklinde, saplar üzerinde veya kısa salkım şeklindedir. Taç yaprakları beyaz, yıldız şeklinde, 5 uçlu, parçalı meyve küremsi, yeşilden bordo siyah renge dönen, ve 7-10 mm çapındadır. Bütün yıl boyunca çiçek açar. Ekili arazi, çorak arazi ve nemli meyve bahçelerinde görülür. Bütün dünyada görülen bir yabancı ot türüdür. Yapraklar kaynatılarak tüketilir. Meyvesi ağrı kesici olarak kullanılır fakat bütün kısımları toksit ve zehirlidir (Viney, 1994).

 

3.15. Urtica dioica L.

Familyası :  Urticaceae

Türkçe Adı: Isırgan otu

Morfolojisi: Dikey büyüyen, dört köşe gövdeli, tek yıllık, 60 cm boyunda olan bir bitkidir. Yapraklarında batan tüyler olabilir. Çiçekler salkım çiçek kümesi şeklinde, erkek çiçeklerin oval yeşil parçalı, zarları vardır. 1 mm boyundadır. 4 stamen ve anther mevcuttur. AralıkNisan ayları arasında çiçeklenir. Çorak araziler ve gübreli tarlalarda bulunur. Avrupa,Akdeniz Bölgesi ve Batı Asya'da yetişir (Viney, 1994)

.

 

3.16. Stellaria media L.

Familyası : Caryophyllaceae

Türkçe Adı: Serçedili

 Morfolojisi: Geniş alanlara yayılma özelliği olan, yaprakları tüysüz, açık yeşil, oval ve sivri uçlu ve tüylü gövdeye sahip bir türdür. Çiçekleri göze çarpan bir özellikte; şemsiye şeklinde olup çiçek sapları farklı uzunluklarda olabilir. Taç yaprakları beyaz ve derinleştikçe yuvarlaklaşan bir özelliktedir. Meyve; kapsül 6 kapakçığa açılmaktadır. Çiçeklenme periyodu aralık-temmuz ayları arasıdır. Taç yaprak ve çanak yaprak sayısı birbirine çok yakın olan bu türün tüylü olan tek kısmı dalları üzerinde çizgi şeklinde uzanan bir kısımdır. Bu tür daha çok bahçeler, boş araziler ve dere kenarlarında bulunur. Akdeniz Bölgesi'nde yaygın olan bu tür Avrupa'da da bulunmaktadır (Viney, 1994).

3.17. Sonchus oleraceus L.

Familyası : Asteraceae

Türkçe Adı : Eşek Marulu, Sütlü Ot

Morfolojisi: Dikey büyüyen, gövde; içi boş, az dallı, tek veya iki yıllık, boyu 150 cm'yi bulan bir bitkidir. Sap dik, kalın, tüysüz, içi boş, sütlü ve dallıdır. Çiçek tablası açık sarıdan yeşilimsi sarıya kadar değişebilen renktedir. Çim yaprakları yuvarlak ve açık yeşildir. Alt yaprakları saplı üst yaprakları sapsızdır. Alt yaprakları parçasız ve kenarları kalın testere dişi şeklindedir. Bitki sapı kulak şeklindeki yaprak ayası ile sarılmış durumdadır. Çiçek başları çan şeklindedir, daha sonraları konik bir şekil alır. Çiçekler koyu ve açık sarı renktedirler. Çiçeklenme periyodu şubat-ekim aylarıdır. Bahçelerde, çorak. alanlarda ve nemli yerlerde bulunur. Bütün dünyada yetişen bir yabancı ot türüdür (Viney, 1994).

 

3.18. Sinapis alba L.

Familyası :Brassicaceae

Türkçe Adı : Akhardal

Morfolojisi: Çiçekleri açık sarı renkte olup, dağınık, tüylü, yaprakları derin parçalı, tohum taşıyan podlar yassı ve uçları burunlu bir bitkidir. Şubat-haziran ayları arasında ve daha sonra belli aralıklarla çiçek açabilir. Ekili arazilerde ve atıl arazilerde görülür. İlkbaharda alçak bölgeleri sarı çiçekleri ile süsler. Avrupa ve Batı Asya'da yaygın olarak bulunur. Lapsanalar salata olarak tüketilir. Tohumları hardal yapımında kullanılır (Viney, 1994).

 

3.19.Silybum marianum L.

Familyası : Compositae 

Türkçe Adı : Mor Gavulla, Devedikeni

Morfolojisi: Tek yıllık bir bitki olan Mor Gavulla, dikey büyüyen, 1.5 m'ye kadar boylanabilen, tüysüz bir bitkidir. Yaprakları dalgalı ve parçalı, parlak yeşil ve beyaz damarlıdır. Üst yapraklar daha küçüktür. Yaprak kenarları dikenli olduğundan elle tutulamaz. Çiçekler; pembe veya bordo rengindedir, akenler 7 mm uzunluğundadır. Mart ve Mayıs ayları arasında çiçeklenir. Çorak bahçelerden, sulanan bahçelere kadar tüm topraklarda yetişir. Işığı sever, azotcazengin topraklarda sık rastlanır (Viney, 1994).

3.20.Malva sylvestris L.

Familyası :Malvacea

Türkçe Adı : Ebegümeci

Morfolojisi: Ebegümecigiller familyasında yer alan aynı cinsten 1500 kadar tür bitkinin genel adı ebegümecidir. İki ya da çok yıllık otsu bitkilerdir. Ülkemizde 8 ebegümeci türü yetişmektedir. Bunlardan en önemlisi büyük ebegümeci (M. sylvestris) türüdür. 20-30 cm. arasında boylanabilen bu türün yaprakları yuvarlağımsı biçimli, kenarları dişli, uzun saplı, tüylü, almaşık dizili, 3-7 parçalı ve palmiye gibi damarlıdır. Yaz boyu ve sonbahar başlarında açan pembe renkli, eflatuni çizgili çiçekleri, yaprakların koltuklarından çıkar. Meyveleri 10 parçaya bölünen, olgunlaştığında açılmayan kuru tohumlar halindedir. Bitki döktüğü tohumlarıyla çoğalır.

 

3.21.Euphorbia helioscopia L.

Familyası : Euphorbiaceae

Türkçe Adı : Sütleğen

Morfolojisi: Biraz kaba yapılı, tüysüz, 40 cm uzunluğunda, kaşık şeklinde gövdesi olan, tek yıllık bir bitkidir. Ocak Haziran ayları arasında çiçeklenir. Dere yataklarında, nemli tarlalarda ve çorak alanlarda görülür. Kuzey sahil boyunda görülebilir. Bütün Avrupa, Kuzey Afrika ve Batı Asya'da yetişir. Bitki özünün, gözlere ve otlayan hayvanlara zarar verdiği söylenir (toksittir) (Viney, 1994).

3.22. Avena sterilis L.

Familyası : Poaceae

Türkçe Adı : Yabani Yulaf 

Morfolojisi: Toplu (şişman, dayanıklı) gövdeli, 35 cm'ye kadar uzayabilen yaprak ağzı ile toplam boyu yaklaşık 1m'yi bulabilen tek yıllık bir bitkidir. Üçten fazla kardeş verebilir. 2 ile 5 arasında değişen geniş başakçıklara sahiptir, başağı saran kabukçuğu 3 ile 5 cm arasında değişen ve anterleri yaklaşık 4 mm olan bu bitki Mart, Nisan ayları arasında çiçeklenmektedir. Olgunlaşınca başakcıklar bütün olarak dökülür. Daha çok kış aylarında sorun olan bu tür, ağır toprakları sever. Dağılım gösterdiği coğrafik bölgelerin Akdeniz Bölgesi ve Batı Asya olduğu söylenebilir (Viney1996).

 

4.YABANCI OTLARLA MÜCADELE YÖNTEMLERİ

4.1.Bulaşmanın Önlenmesi

Bulaşmanın önlenmesi, yabancı otlar ile mücadelede çok önemli bir yere sahiptir. Daha işin başında alınacak bazı önlemler ile yabancı otların zarar etkileri azaltılabilir ve bu sayede diğer birçok işlemin yapılmasına gerek kalmayabilir. Hayvanlar ve kuşlar ile taşınan yabancı otlara karşı pek fazla bir şey yapılamamasına karşın diğer bazı taşınma yolları kolaylıkla önlenebilir. Yabancı otlar genellikle tohumla ve bitki parçaları (kök, gövde) ile çoğalırlar, bu yüzden, sürüm yapan makinelerin, bir bahçeden diğerine geçmeden önce temizlenmeleri, yabancı otların bulaşmalarını bir miktar önleyecektir. Vejetatif parçaları ile çoğalabilen yabancı otlara örnek olarak ayrık otu (Cynodondactylon (L.) Pers.) verilebilir. Bahçelerin sürülmesi sırasında bitkiler parçalanacağı için bitki parçaları ile çoğalan bitkilerin, çoğalmalarını teşvik etmesinin yanında, toprak yüzeyine yakın olan turunçgil köklerine zarar vereceği ve toprakta sertleşmelere neden olabileceği için yılda 1, en fazla 2 sürüm tavsiye edilmektedir. Bunlara ek olarak, yabancı otlar yanmamış hayvan gübreleri ve sulama suyu ile bahçelere taşınabilir. Yanmamış hayvan gübreleri, canlı tohumları ihtiva etmelerinin yanısıra bitkilerinbeslenmeleri için uygun değildir. Sulama suyu ise geldiği yol boyunca yabancı ot tohumları ve parçalarını bahçelere taşıyabileceği için, suyun geçtiği yerlerin temizlenmesi faydalı olacaktır (Uygur ve ark., 2001). Son yıllarda tüm dünyadaki kullanımı artan damla sulama sistemleri sayesinde tohumların taşınması azalmakla birlikte, salma sulama sistemlerine nazaran daha küçük bir alanı, daha etkin bir şekilde sulayacağı için, yabancı otlar daha küçük bir alanda yoğunlaşacaklardır.

4.2.Kültürel Önlemler

Örtücü bitkiler, dikim aralıkları, sulama ve gübreleme gibi işlemler yabancı otların populasyonlarını etkileyen kültürel uygulamalar arasında yer almaktadır. Dikim aralıklarının yakın olması, birim alandan elde edilen verimi artırmanın yanında, erken dönemde iyi gölgelenmeden dolayı yabancı otları baskı altında tutar ve gelişimlerini etkiler. Bunun yanında daha etkin bir sulama ve gübreleme sağlar. Bunlara ek olarak, birçok bitki türü turunçgil bahçeleri içerisinde örtücü bitki olarak kullanılabilirler. Yanlış seçilen örtücü bitkiler, meyve ağaçları ile besin, su ve ışık yönünden rekabete girip yabancı otların yapmış olduğu zararın aynına neden olabilirler. Bu noktada, örtücü bitki olarak önerilebilecek en önemli bitkiler baklagillerdir. Bakla (Viciafaba), tüylü fiğ (Vicia villosa L.) ve çavdar (Secale cerealeL.) bilinen önemli örneklerdir. Yabancı otları baskı altında tutmanın yanısıra, yukarıda bahsedilen diğer faydalarından da yararlanabilmek için, yetiştirilen örtücü bitkiden ekonomik olarak faydalanılmamalı ve verim vermeden önce bahçe içerisine sürülmelidir (Tucker ve Singh, 1999).

 

4.3. Mekanik Mücadele

Mekanik mücadele kısaca, mekanik yöntemler ile yapılan mücadeledir. Mekanik mücadeleye örnek olarak, çok eskiden beri kullanılan elle yolma, biçme ve çapalama verilebilir. Biçilen yabancı otların bazıları küçük ve büyükbaş hayvanlar için yem bitkisi olarak da kullanılabilir, bu şekilde hem bahçedeki yabancı otlarla mücadele edilmiş hem de hayvanlara yem sağlanmış olunur. Fazla iş gücü gereksinimi nedeni ile mekanik mücadele ekonomik özelliğini ve dolayısı ile de kullanılırlığını kaybetmektedir. Buna karşın iş gücünün ucuz olduğu yörelerde, özellikle de küçük işletmelerde elle yolma ve çapalama devam edilen bir yöntemdir. Bahçe sürümü de mekanik mücadele yöntemleri arasında yer alan ve en çok kullanılan yöntemlerden biridir. Buna karşın daha önce de bahsedildiği gibi, vejetatifaksamları ile çoğalan (özellikle çok yıllık) yabancı otların artmasına neden olduğu, toprağı sıkıştırdığı ve toprak yüzeyine yakın olan köklere zarar verebildiği için yılda 1, en fazla 2 sürüm yapılmalıdır (Uygur ve ark., 2001). 

4.4. Fiziksel Mücadele

Fiziksel mücadelenin en önemli elemanları malçlama ve alevlemedir. Malçlama bazı durumlarda mekanik mücadele başlığı altında da anlatılabilir. Malçlama, örtücü bitkilerin görevini, ışık geçirmeyen, fiziksel veya biyolojik bazı materyaller kullanarak yapma işlemidir. Malçlama, maliyetinin yüksek olmasından dolayı daha çok fidanlıklarda ve sıra üzerinde kullanılır. Malçlamada fiziksel örtü malzemesi olarak siyah naylon; biyolojik olarak ise saman vs. kullanılabilir. Burada önemli olan, kullanılan biyolojik materyalin ileride çimlenip, sorun olabilecek türde bir bitki olmamasıdır. Fiziksel mücadele yöntemleri arasında yer alan alevleme, özel geliştirilmiş makineler ile yapılır ve bir yakma işlemi değildir. Bu aletlerin maliyeti biraz yüksektir (Uygur ve ark., 2001).

    4.5. Biyolojik Mücadele

Doğal düşmanların, (parazit, predatör, patojen ve diğer bitkiler) kullanılarak, yabancı otların büyüme ve çoğalmalarını önlemeye biyolojik mücadele denir. Biyolojik mücadele yöntemleri, genellikle, diğer mücadele yöntemlerine nazaran çevreye daha az zarar vermektedir. Ekonomik özelliği ve diğer zarar etkileri tartışılmakla birlikte bilinen en eski biyolojik mücadele yöntemi, koyunların bahçe içerisinde otlatılması ile yapılan yöntemdir (Tucker ve Singh, 1999). Biyolojik mücadelesi mümkün olan türlere örnek olarak Frenk İnciri (Opuntiasp.) verilebilir. Bu bitkinin mücadelesinde kelebekgillerdenGüve’nin (Cactoblastis cactorum Berg.) başarılı olduğu yapılan araştırmalar ile belirlenmiştir (Uygur ve ark., 2001).

 

4.6. Kimyasal Mücadele

Herbisitlerin kullanımı ile yapılan kimyasal mücadele, bahsedilen diğer mücadele yöntemlerine nazaran daha kısa sürede etki gösteren bir yöntemdir. Özellikle iş gücünün pahalı olduğu ülkelerde elle çapalama yerini daha çok kimyasal mücadeleye bırakmıştır Başarılı bir yabancı ot mücadelesi, kimyasal yöntemlerin diğer tüm mücadele yöntemleri ile kombine bir şekilde kullanılması sonucunda mümkün olabilecektir. Tek başına kimyasal mücadele, başarısızlığın yanında başka bazı zararlar getirebileceği gibi bazı durumlarda kimyasal mücadele, kaçınılmaz bir yöntem haline de gelebilir (Gündüz ve ark., 2006).

Ülkemizde turunçgil bahçelerinde kullanılabilecek çok sayıda ruhsatlı herbisit piyasaya sunulmuştur. Bu herbisitler dikim öncesi ve sonrası olmak üzere iki dönemde uygulanmaktadır.

 

 

     4.6.1.Dikimden Önceki Yabancı Ot Mücadelesi

Çok yıllık yabancı otların kontrolü için ise erken kışta, yabancı otların çiçeklenmesinden ilkbahara kadar birkaç kez glyphosate kullanılabilir. Fakat herbisitlerin uygulanmasında, etiketlerinde belirtilen noktalara çok dikkat edilmelidir. Çıkış öncesi herbisitlerinden kurtulan yabancı otlar için çıkış sonrası herbisitlerin kullanılması gerekecektir (Shrestha, 2005).

Turunçgil fidan dikimden önce ülkemizde yabancı ot mücadelesinde sadece diuron, indaziflam ve oxyfluorfenruhsatlı olarak kullanılmıştır. Bu herbisitler dar ve geniş yapraklı yabancı otlara karşı etkilidir.

 

 

 

4.6.2.Dikim Sonrası Yabancı Ot Mücadelesi

4.6.2.1.Yeni Kurulan Bahçelerdeki Yabancı Ot Mücadelesi

Fidanlar araziye dikildikten sonra, eğer bahçede sürüm planlanmıyor ise toprağın çapalanması gerekir. Graminefamilyasına ait (arpa, buğday tipi) çok yıllık yabancı otlar fluazifop-P-butyl ile kontrol edilebilirler. Diğer çok yıllıklar çok yıllık geniş yapraklı yabancı otların kontolünde ise glyphosate ve glufosinate kullanılabilir. Ağaçlara zarar vermemek için uygulanan herbisitlerin ağaçlara temas etmemesine dikkat edilmelidir. Fidanların sarılı olduğu kartonlar bitkileri korumasına karşın bu kartonlara çok fazla güvenilmemelidir. Devam eden dönemde uygulanacak olan çıkış öncesi ve çıkış sonrası herbisitler ve diğer kültürel işlemler ile yabancı otlar kontrol altında tutulabilir (Gündüz ve ark., 2006).

4.6.2.2.Olgun Bahçelerdeki Yabancı Ot Mücadelesi

Yabancı otları kontrol altına almak için yapılan sürüm işlemlerinin aşırıya kaçması, turunçgillerin besleyici (saçak) köklerini parçalayarak ağaçlara zarar verecektir. Bunun yanısıra özellikle meyilli arazilerde yapılan aşırı sürüm toprak erozyonunu hızlandıracaktır. Olgun turunçgil bahçelerinde yağmur yağmadan veya sulama yapmadan önce uygulanacak olan bir çıkış öncesi herbisiti, yağmur veya sulama suları ile taşınarak yabancı ot tohumlarına ulaşacaktır. Arazide bulunan yabancı otlar için ise çıkış sonrası herbisit uygulanmalıdır. Bu durumda kontakt veya sistematik herbisitler kullanılabilir. Kontakt herbisit olarak yılda 2-3 kez diquat kullanılabilir ki bu herbisit temas ettiği tüm bitki kısımlarını öldürecektir. Bitki içerisinde hareket ederek zarar etkisi yapan herbisitlerden ise yılda 1-2 kez dekara glyphosate kullanılabilir (Shrestha, 2005 ve Uygur ve ark., 1984).

5.SONUÇ

Başarılı bir yabancı ot mücadelesi bahçe kurulmadan önce başlamalıdır. Bahçe            kurulduktan sonra, yabancı ot mücadelesinin zorlaşacağı dikkate alındığı zaman, arazi hazırlığının ve dikimden önceki yabancı ot mücadelesinin ne kadar önemli oldukları anlaşılır. Bu bağlamda, ilkbaharda, arazide yapılacak bir yabancı ot araştırmasından (sürvey) sonra arazide bulunan yabancı otlar sürülerek mücadele başlatılabilir (Gündüz ve ark., 2006).

Ülkemizde ruhsatlı olan fluazifop-p-buthly ve haloxyfob-R-methyl ester başta darıcan 400 ml/ da olmak üzere diğer dar yapraklı yabancı otlara karşı başarıyla kullanılmaktadır. Ayrıca glyphosate, glufosinate, diuron, praflufenethyl ve diquat dar ve geniş yapraklı yabancı otlara karşı başarıyla kullanılmaktadır. Dar yapraklı yabancı otlardan herbisitlere karşı dayanıklı olan yabani yulaf, darıcan, topalak, kanyaşakarşı glyphosate ve glufosinate total herbisitleri ile başarılı mücadele yapılmaktadır (Anonim, 2020a).

Ülkemizde ruhsatlı olan bu herbisitler glyphosate potasyum tuzunun böğürtlene karşı kullanılması halinde doz 800 ml/da’a, kamışa karşı kullanıldığında 1000 g/da çıkararılmıştır. Bunların dışında bromacil, dalapon, thiazapyr, linuron vb. gibi çok sayıda herbisit yabancı otların yaprağına uygulanmaktadır. Söz edilen bu herbisitler ülkemizde turunçgillerde henüz ruhsatlı değildir.

Son zamanlarda turunçgil bahçelerinde yabancı otlarla mücadelede glyphosate + glufosinate etken maddelerinin karışımı başarılı bir mücadele ortaya koymuştur.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

6.KAYNAKÇA

   Anonim, 2020. https://bitkikorumauzmani.blogspot.com/2020/05/yabanci-otlarin zararlari.html (01.05.2020)

      Anonim, 2020a. https://prezi.com/6rl5ycgyqh8w/turuncgil-bahcelerinde-yabanci-ot-mucadelesi/ (01.05.2020)

FAO, 1994. Weed Management for DevelopingCountries. Food and Agriculture Organization, Italy, s. 384.

SHRESTHA, A., 2005. Weeds. (M., L., FLINT editör), UC IPM Pest Management Guidelines, University of California, Agriculture and Natural Resources, Publication 3441, ss. 113-124.

TUCKER, D., P., H., ve SINGH, M. 1999. IntegratedVegetation Management in Citrus Production. In: CitrusHealth Management (Editörler: L. W. Timmer ve L. W. Duncan). PS Press, ss. 82-92.

UYGUR F., N., UYGUR, S., ve KOLÖREN, O., 2001. Turunçgillerde Yabancı Otlar ve Entegre Mücadelesi. (N. UYGUN editör), Türkiye Turunçgil Bahçelerinde Entegre Mücadele, TÜBİTAK TARP Türkiye Tarımsal Araştırma Projesi Yayınları, Adana 2001, ss.121-157.

UYGUR, F.N., KOCH, W., ve WALTER, H., 1984. Yabancı Ot Bilimine Giriş (Kurs Notu). PLITS, 1984/2 (1), Verlag J. Margraf, Stuttgart, Germany, s. 114.

VINEY, D.E., 1994. An Illustrated Flora of North Cyprus. Published by Koeltz Scientific Books, Germany, s. 697.

VINEY, D.E., 1996. An Illustrated Flora of North Cyprus, Volume 2: Sedges, Grasses and Ferns. A.R.G. Ganther Verlag K.-G., Liechtenstein, s. 167.

 

 

 

 

BİR CEVAP YAZ

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Doldurulması zorunlu alanlar işaretlendi *